Pazar, Ocak 15, 2017

Hayatımdaki fon müziği

Kulağımda Zeki Müren... 
Gitme sana muhtacım
Gözümde nursun başımda tacım, muhtacım
Beni öldür öyle git
Yaşamak için senin sevgine muhtacım

Zeki Müren'i bir ayrı severim, bilhassa bu şarkının olduğu albümü çok severim. Seksenlerin ortasıydı; babamın kuaför salonu vardı ve iş yaparken mutlaka müzik açılırdı dükkanda. O zamanlardan en sık hatırladığım Zeki Müren, Selami Şahin, Samime Sanay, İbrahim Tatlıses kasetleri. 
Annem de mutlaka sabahları radyoyu açar, bulaşık yıkarken, yemek yaparken müzik dinlerdi.
O zamanlardan kalma bir alışkanlık olsa gerek. Ben de yolda yürürken, iş yaparken, saçlarıma fön tutarken, bebeğimi uyuturken, keyifliyken şarkı söyler veya mırıldanırım.

Hayatımın her döneminde müzik oldu. Türk sanat müziği, halk müziği, pop, arabesk, protest, yabancı müzik hepsinden ayrı keyif alıyorum. 

Filmlerde, sahnenin gücünü arttırmak için kullanılan fon müziklerinden çok etkilenirdim küçükken. Öyle ki bir defasında başrolünü Ayşecik ve Cüneyt Arkın'ın oynadığı "Sevgili Babam" filminde kullanılan "Zalimin zulmü varsa, sevenin Allah'ı var" şarkısı bende apayarı bir yer etmişti. Hiç unutmam, Kamuran Akkor'un seslendirdiği bu şarkı çocuk benliğimde sanki cefa içinde bir çocukluk geçirmişim, dünyanın yükünü çekmişim, kahır mektubunun ucunuı yakmışım gibi bir etki bırakmıştı. Kendime şöyle bir söz vermiştim; hayatımın en dramatik anında bu şarkıyı hatırlayacak, onu o dramatik ana fon müziği olarak döşeyecektim. Yaşım henüz yediydi.

Yedi yaşında yaşadığım ilk dramatik an, matematik sınavından 1 almak oldu. Sıkıntıdan ve utançtan kızarmış şekilde, boğazımın düğümlendiğini hissediyordum. O anda nasılsa aklıma fon müziğim geldi. Tam da bu ana uygun gibi gelmişti. Zihnimden şarkıyı çalmaya başladım. Sonuç; defol git başımdan lanet şarkı hissiyatı.

Vazgeçmedim. Geçemedim. O şarkılar öyle bir yapıştı ki yakama, her duruma uygun şarkı türetmeye başladım. Yağmur mu yağıyor, içinde yağmur geçen bir şarkı, kahve mi yapacağım "sürüverin cezveler kaynasın", mutfakta lavabo mu ovuyorum "bin cefalar etsen almam üstüme"... hop bir bakıyorum şarkı söylemeye başlamışım.

Şimdilerde kimselerin duyup bilmediği mesela Deniz Arcak'ın "Seni gidi vurdumduymaz şam şeytanı, çıldırtırsın sen insanı" şarkısı

Sevda Karaca'nın "Tanımazsın beni, aradan çok yıllar geçti" şarkısı

Hakan Peker'in "Barda durur barmen mini, şişe elinde" gibi tuhaf şarkılarını halen anlamsız ve nedensiz bir biçimde seslendirdiğim de olur.

Ezcümle... Müzik hayattır bebeğim. Müziği seviyorum. Her türlü. 

Hiç yorum yok: