Cuma, Mayıs 05, 2017

Gülümse... Bugün Hıdırellez






Gül ağacı değileeeeem, her gelene eğileeeem
Çek elini elimdeeen, ben sevgilen değileeem


Eveeet doğru tahmin; ben yine şarkı söylüyorum :) Bu gece hıdırellez ve hıdırellez benim zihnimde gül ağacı ile canlanıyor. Gül ağacı derken aklıma tabi ki bu şarkı geldi, merak edenlere söyleyeyim; Nesrin Sipahi'den dinliyorum şu an.

Çocukluğumda hıdırellez akşamları mahallede ateş yakılır, mahallenin gençleri ve çocukları üzerinden atlardı. Ben hiç atlamadım, balkondan izlerdim bu şöleni. Cesaret edemezdim.

Hıdırellezde bizim aksiyonumuz annemin teşviki ile küçük bir kağıda dileklerimizi yazıp, o kağıtları katlayıp, su dolu bir kaseye atmak ve kaseyi de gülün dibine bırakmaktı. Ben ne dilerdim inanın hiç hatırlamıyorum ama her hıdırellezde rahmetli kardeşimin dileğini gülümseyerek anıyorum.

Bu öyle bir dilek ki... 2.sınıfa giden küçük bir kara gözlü çocuğun masum... bir o kadar sevgi dolu dileği. Annem dileklerinizi yazın dedikten sonra, gece kalkıp kardeşimin kağıda ne yazdığını okumuştum: Allahım, Alev beni bir kere öpsün.

Tatlım benim. Ümit 2.sınıf olduğuna göre ben de orta 1 öğrencisiydim. Ne hain bir ablaymışım ki, kardeşimin mahremine girip kağıdı okumuş sonra da anneme yetiştirmiştim. Annem de çok gülmüştü. Ümit utanmıştı. Ah hain ben. Şimdi olsa yapar mıydım? Ama çocuktum. Çocuk hainliği de bir başka oluyor bilirsiniz.

Aradan neredeyse 35 yıl geçti. O su içinden çıkan, minicik katlanmış kağıttaki cümlecik hala gözümün önünde. Nur içinde yat canım benim. Seni sevgi ve özlemle andım bugün de.





Bu hıdırellezde ben de yıllar sonra kağıda dileklerimi yazacağım. Gülüm yok. Balkonumda güzel bir sardunyam var. Onun dibine bırakacağım dileklerimi. 

Sevgiyle.