Cumartesi, Mayıs 30, 2020
Erinmek mi Pratiklik mi bilemedim :)
Sivri zekalı birileri , market reyonunda temizlenip doğranmış ıspanak, pırasa, ayıklanmış fasulyelerin fotoğrafını çekip altına da "TEMBEL AVRAT REYONU" yazmış. Yalan yok, güldüm. O fotoğrafta kendimi gördüm desem! Ben oydum işte, dalgasını geçtikleri tembel avrat! Ben bana dayatılan "herşeye en mükkemel hali ile yetişmelisin" mottosunu sevmiyorum arkadaşım, sevmiyor ve kabul etmiyorum. O kadar kolaysa sen yap!
Neyse böyle atarlı girdim ama aslında gayet keyifliyim şu yazıyı yazarken; mevzu bugün şuradan çıktı; benim sütlaç yapmam (ki çooook nadir yaparım çünkü dibi tutmasın diye uzun süre ayakta dikilmek bana zul geliyor), o sütlacı yaparken kendimi videoya çekmem, pişen sütlacı karton bardaklara doldurup, yetinmeyip "işte eserim" diyerek bir video daha çekmemden. Eşim güldü; karton bardak ve eser ha! Aynen öyle hayatım, bence ben bir madalyayı hakedecek bir iş yaptım şu an! Hiç de altta kalamam:))
Herşeye yetişen kadınlara; işe gidip gelen, ütüsünü hiç biriktirmeyen, akşamları iki çeşit yemek yapan, çocukların dersi ile ilgilenen, evi derleyip toplayan, evlerini zevkle döşemiş, her bir püsüre uygun tabak kaşık tencere takımı edinmiş, itina ve emek isteyen yemekleri döktüren, düzenli ojesini sürüp makyajını da aksatmayan, üstüne başına kılığına kıyafetine çok dikkat eden, kaşı bıyık her daim alınmış kadınlara... en başta imreniyordum. Öyle olmaya çabalıyordum hatta. Sonra bir baktım ki; ne kadar çabalarsam çabalayayım olmuyor, yetmiyor, yetemiyorum... ben neden böyleyim ya? Sanırım benim hamurumda yok. Öğrencilik yıllarımda dahi pür-ü pak, üstü jilet gibi, saçı derli toplu bir kız olmadım ben. Güya kuaför kızıyım ama saçımı taramadan okula gittiğimi bilirim:) Tamam kabul, ben tembelim. Ama kendimi değiştirmek için yemin ederim çabaladım. Olmadı. Olamadı. Çabalarken bir farkettim ki, bana... özüme, biricik kendime, aynaya baktığımda gözlerini seyretmekten zevk aldığım , gülüşüş güzel kadına hiç zaman kalmamış. Kendimi de beğenirim, evet. Adamışım kendimi eşime, işime, çocuklarıma...Peki ya ben? O arada kaynadı gitti. Kaynadı kaynadı taştı en sonunda. O da benim miladım oldu. Bir karar vermem gerekiyordu; ya ben de o zihinlerdeki mükemmel kadın olacaktım -ben olmadan- ya da ben "ben" olmaya devam edecek, hayatımı ıskalamadan yetebildiğim yere kadar yapacaktım herşeyi.
Böylece pratik olmak konusunda epey yol aldım diyelim. Bakıyorum da şimdiki hatunlar özellikle sosyal medyadakiler, bir sunumlar yapıyorlar aman Allahım. Ben ise; yaptığım sütlacı kaseye doldurmak yerine karton bardağa dolduruyorum. Çünkü evdeki erkek egemen nüfus hapur hupur herşeyi anında tüketiyor, bir önceki içtiği bardaktan tekrar su içmiyor, bulaşık yalaşık... dolu bir tezgah... sinirlerim zıplayacağına buldum kolayını, onlarca kase yerine, tüketildikten sonra çöpü boylayan karton bardaklar. Evdeki canavarlar bundan anlıyor. Çünkü canavarlar, sütlaca odaklı, kasesine değil :)) Her iki taraf da memnun.
Mesela kıyma alındı değil mi, kıymayı hemen kavuruyorum ve birer yemeklik olacak şekilde poşetlere bölüştürüp derin dondurucuya atıyorum. Kışlık hazırlıklar da keza böyle. Bir kere yorul, tam yorul ondan sonra pratik ve hızlı şekilde yap yapacaklarını.
Bir türlü erimeyen ütü sepeti ile de aradığım kıyafetler lazım oldukça selamlaşıyoruz. Niye saatlerimi ütü masasında ziyan edeyim? Çok ütü isteyen alır kıyafetini ütülemeyi öğrenir.
Ortak kullanım ve kendi odam haricindeki odaları (ergenlerin odası) temizlemiyorum, süpürmüyorum artık. Çünkü onu yaptığımda içimden bir cadı fırlıyor ve temizlik boyunca evdekilere terör estiriyor. Bırakıyorum kendi pisliklerinden rahatsız olana kadar debelenip dursunlar. Böyle böyle öğrendiler gerçekten süpürge yapmayı, odayı havalandırmayı, tozunu almayı... Ellerinden geldiği kadar arkadaşlar, onlardan da mükemmel olmalarını beklemeyeceksiniz. Bulaşık makinesine bulaşık doldurmak gurur kırıcı bir hareket değildir, onu da öğrendiler :)
O herşeye yetişebilen mükemmel kadınları alkışlıyorum, imrenmiyorum artık. Ben yapamıyorum ve bu halimden memnunum. Kırk yılda bir eşref saatim tutuyor ve birkaç gün boyunca mükemmel oluyorum sonra yine eski halime dönüyorum. Onun da tadına varıyorum.
İster tembel deyin ister pratik... Yanında değilsiniz kimsenin, hepimiz başkalarının yanında eliz, el alem olduğumuzun bilincinde olalım da, kadınlarımızı zıvanadan çıkartmayalım :)
Bütün tembel/pratik avratlara sevgilerimle :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder