Pazar, Mart 26, 2017

Ey Yükselen Yeni Nesil!!!

Şu sosyal medya hayatımıza girdiğinden beri, belleklerimize de bir sürü beylik laf kaydeder olduk. Hiç kitap okumayan bir kimse bile, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Mevlana, Einstein, Osho (!), Charlie Chaplin,  Hz. Muhammed'den sürüsüyle alıntı yapıyor, konuşmalarında kullanıyor. Ne güzel iş değil mi, herşeyden azıcık azıcık biliyorsun... En azından kulak aşinalığı. Ünlü köşe yazarlarının lafı gediğine koyan yazıları da veya o yazılardaki damar cümleler bu sanal alemde bir o yana bir bu yana yalpalaya yalpalaya gidiyor. Aslında durum çok sevdiğim Ali Desidero şarkısında şu sözlerle özetlenmiş;

Luther diyor kız, Machiavelli hııı... Şampiyon biziz diyor Ali, attığımız gollerden belli!


Tam da bu. Birşeyler duymuş, öğrenmiş belli ama ne öğrendiğine dair fikri yok.  

Sosyal medya sayesinde hiç duymadığım, hiç bilmediğim yığınla şey öğrendim. Bazısının peşine düştüm; ilgimi çekenlerin; kendimi o konuda geliştirdim. İnternet sonsuz bir derya gibi. İyi de, o bilgi bombardımanında payımıza düşenleri tabiri caizse koca bir köfteyi çiğnemeden yutmak gibi happur huppur götürüyoruz sonra midemiz ağrıyor. 

Ey yükselen yeni nesil! Mideni ağrıtmadan in ulan aşağı... bir titre kendine gel. Doldur kendini bilgi ile, görgü ile... Ayar verme, yürüme, polim yapma, yaygara koparma, sakin ol. Bilgiyi içselleştir, kendine mal et. Sabun köpüğünün görüntüsü çok güzel ama puf diye yok oluyor.

Galiba bugün biraz ayar günümdeyim :)

Orhan babayı dinlemeye devam edeyim ben en iyisi; Mevsim bahar oluncaaaağğğ...

Muhabbetle....

Hiç yorum yok: